Design Week’te tasarım ürünlerinin online satışının püf noktaları tartışıldı

Ekonomi Bakanlığı ve Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) işbirliğiyle düzenlenen Design Week Turkey Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı’nda başladı. 12 Kasım 2017 tarihine kadar sürecek olan etkinlik kapsamında düzenlenen “Vitrindeki Tasarımlar” Yeni nesil tasarımcılar ve satış platformları isimli panelde Osman Aşoğlu, Muhammet Taşlı, Mertcan Özen, Tuğçe Sönmez Evin ve Kieron Marchese konuşma yaptı. Moderatörlüğünü Marie Claire Maison dergisinin genel yayın yönetmeni Fulya Bozkurt’un yaptığı panelde yeni nesil tasarımcıların yaratma, üretme ve tüketiciye ulaşma yöntemleri konuşuldu. Tiftix’in kurucusu Osman Aşoğlu öncelikle tasarım kelimesinin tasavvurdan geldiğine ve tasarımın düşünce ile başladığına değindi. Türkiye’de zanaatkar ve tasarımcı arasındaki farkın yeni yeni anlaşıldığını belirten Aşoğlu, zaanatkarların standartlaşamadıklarını ve ilk gelen ürünle ikinci ürünün birbirinden farklı olabildiğini belirtti. El yapımı ürünlerde ‘standartlaşmaya’ gidilmesi gerektiğini de sözlerine ekledi.

Aynı zamanda Türkiye’de maliyetlerin yüksek olduğunu, usta tarafından yapılan bir prototipin dahi çok maliyetli olduğunu söyleyen Aşoğlu, meslek liselerinde tasarımcılara yer açılmasının hem meslek lisesinin hemde tasarımcının yararına olacağını belirtti. Aşoğlu Türkiye’de online satışın da geliştirilmesi gerektiğini ifade ederek, insanların belirli markalardan gönül rahatlığıyla alışveriş yaptığını, ancak diğerlerine şüpheyle yaklaştığını, e-ticarette güven duygusunun çok önemli olduğunu söyledi.

Hipicon alışveriş sitesinin kurucusu Mertcan Özen ise, web sitesiyle ilgili vitrin görevi gördüklerini markaları reklam, satış ve müşteri hizmetleri alanlarında desteklediklerini söyledi. E-ticaret, Türkiye’de kampanya odaklı başladığı için güvensiz bir ortam olduğunu belirten Özen, son dönemlerde oturmaya başlayan güven; platformun kendisinin, yasaların ve tüketici mahkemelerinin sağladığını söyledi.

“Üç yıl önce Hipicon Türkçe ve İngilizce dil seçeneğiyle kurulduğunda hayalim, Türk tasarımcıların ürünlerinin yurtdışından sipariş edilmesiydi. Bugün satışların yüzde 30’u yurtdışından geliyor. Bunun gerçekleşmesindeki en büyük etken ise Instagram ve Pinterest’in doğru kullanımı oldu” diyen Özen, bu platformlarda iyi bir kullanıcı sayısına eriştiklerini belirtti. Sosyal medyayı yurtdışı talebini arttırmak için ingilizce kullandıklarını ifade eden Özen, lojistiğin yurtdışına ürünleri satmaktan daha zor olduğunu söyledi. Mertcan Özen, yüksek kargo fiyatlarının alıcıları vazgeçirdiğini ve iade edilen bazı ürünlerin gümrüğe takılması gibi olayların yaşandığını anlatarak devletin bu konularda yardımcı olmasını istedi. Hamm Design’ın kurucu ortağı olan Muhammet Taşlı, tasarımcının sadece tasarım yapmasının yetersiz olduğunu, temel üç şeyin bilinmesi gerektiğini savundu. Tasarlamayı, üretmeyi ve satmayı bilirsek Türkiye’nin dizayn alanındaki tüm rakiplerini geçeceğini söyledi. E-ticarette, ‘Satmak’ kelimesinden kurtulunması gerektiğini ve markaların online üzerinden de deneyim yaratma yoluna girmeleri gerektiğini belirterek deneyim dijital alanda yansıtılmazsa işin gelişemeyeceğini söyledi.

Kitbox Design’ın kurucusu Tuğçe Sönmez Evin, sosyal medya üzerinden bir ürünün fotoğraflarını arkada beyaz bir fonla koymak yerine birinin evinde ya da bir konseptin içinde paylaşmanın daha yararlı olduğunu böylece mağazadaki tecrübeyi online’a yaklaştırdıklarını söyledi. Zamanla ürünleri satın alan kullanıcıların da, ürünün kendi evlerindeki fotoğraflarını paylaştıklarını sözlerine ekledi.

Muhammet Taşlı ise Tuğçe Sönmez Evin’in sözlerine ek olarak beş yıl içinde Hamm Design’ın tamamen dijital bir marka haline gelmesini hedeflediğini ve “deneyim” kelimesinden sonra “samimiyet” kelimesinin de önemli olduğunu vurguladı. Instagram’daki en önemli şeyin samimiyet olduğunu; Hamm Design’ın Instagram hesabını kendisinin yönettiğini ve katıldığı fuarları, mağazaya gelen yeni bir ürünü, ustanın ürünü yapış şeklini vb. neredeyse işle ilgili tüm süreci Instagram üzerinden paylaştığını anlattı. Sosyal medyayı “olduğunuz gibi” kullanmanın püf nokta olduğunu söyledi. Günümüzde herkesin elinin altında olan Instagram’ı “Markalarımızın dinamosu” diye adlandıran Taşlı, Hamm Design isminin “olmamış” anlamından geldiğini belirterek, “Biz olmak istemiyoruz, ham kalmayı, olmamış olmayı ve ilerlemeyi hedefliyoruz” diyerek konuşmasını bitirdi.

Kaynak: Habervesaire.com